Gökten Gelen Işıktan, Yeryüzündeki ve Yeraltındaki Işıklara Selam Olsun..

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Bedenimiz Konuşuyor / Ayak Topuklarımız bize ne söylüyor ?




Topuklar


Olası Etmenler

Kafa karışıklığı, iç çatışma, kuşku. Benliğinizin özünü sorgulamak. Kararlarınızdan kuşkuya kapılmak. Birdenbire durup yaşamınızı değerlendirme gereği duymak. Yaşamın akışı ve dengesinin dışında kalmak. Gücünüzü, dayanağınızı yitirdiğinizi hissetmek. Gerçekten olup bitenleri söylemek yerine başkalarının yanında parmaklarınızın ucuna basarak yürümek.


Çare

Birkaç dakika boyunca topuklarınızı ovalayın. Ayakları­nızı yere basın, konumunuzu alın ve özgüveninizi yenileyin. Bir şeye gerçekten inanıyorsanız o yönde güçlü, kendine gü­venen adımlar atın.

Şöyle deyin: "Kutsal İyileşme Bilinci; kafa karışıklığı, za­yıflık, kararsızlık, korku ve kendime yönelik kuşkuları, ayrı­ca bu rahatsızlıkta payı olan tüm bakış açısı, doku ve olumlu ya da olumsuz yüklemeleri topuklarımdan uzaklaştırmanı istiyorum."

Ayakkabılarınızla çoraplarınızı çıkarın. Ayağa kalkın, to­puklarınıza sıkışan her şeyi çözmeye odaklanın. Tüm sıkışık­lık, acı ve olumsuzlukların topuklarınızdan yere akıp orada dönüştürüldüğünü kafanızda canlandırın.

Şöyle deyin: "Kutsal İyileşme Bilinci; bana kendime inanma duygusu, açıklık, denge ve güç ver. Cesaret, yaratıcı­lık ve özgüvenle ilerlememi sağla. Yaşamıma uyum ve akış getir. Teşekkürler."

Ellerinizi ovuşturup önünüzde hafifçe açık tutun. Avuç­larınızda kahverengi, yeşil gibi toprak tonlarında enerji ışın­lan durduğunu getirin gözünüzün önüne. Ellerinizi topukla-nnıza koyun. Topuklarınız ilerleyişin durulaştırıcı, sağlam-laştırıcı titreşimlerini alsın. Birkaç dakika boyunca ellerinizi topuklarınızda tutun.

Şöyle deyin: "Kutsal İyileşme Bilinci; lütfen topuklanmı iyileştirip yenileyerek en sağlıklı, dengeli ve esnek duruma getir."

Inna Segal

Bedenimiz Konuşuyor / Omuzlarımız Bize Ne Söylüyor..?




Omuzlar


Olası Etmenler

Dünyanın ağırlığı altında ezilmek. Zorlanma, gerginlik ve kaygıya takılıp kalmak. Güvensizlik, kararsızlık, ürkeklik, bunaltı, üzüntü, reddedilme, çekingenlik, kuşkuculuk, ür­keklik. Kolayca incinmek. Düşük omuzlar neşe ve eğlence yoksunluğunun belirtisidir. Ciddiyet. Çözümlerden çok so­runlara odaklanmak.


Çare

Tüm ilginizi omuzlarınıza yöneltin. Nasıllar? Gergin mi, gevşek mi? Omuzladığmız tüm sorumlulukların bilinci­ne varın. Gözlerinizi yumun, derin soluklar alın, tüm kaygı­larınızı büyük taşlanmış gibi uzağa atarak kendinizden uzak­laştırın. Ellerinizi kullanarak omuzlannızdaki taşları alın ve düşsel denize fırlatın.

Şöyle deyin: "Kutsal iyileşme Bilincim; lütfen bütün zor­lanma, gerginlik, kaygı, güvensizlik, karmaşa, incinme, red­dedilme ve üzüntüleri, ayrıca bu rahatsızlıkta payı olan tüm bakış açısı, doku ve olumlu ya da olumsuz yüklemeleri omuzlarımdan uzaklaştır."

Derin bir soluk alıp omuzlarınızı kasın. Soluğunuzu beş saniye tuttuktan sonra yavaşça verin ve omuzlarınızı büsbü­tün gevşetin. Kendinizi daha İyi hissedene dek bunu birkaç kez uygulayın. Ardından sağ omzunuzu on beş saniye bo­yunca ileriye doğru, saat yönünün tersine döndürün; on beş saniye dinlenin. Bu alıştırmayı üç kez yineleyin. Döndürme hareketini bu kez geriye doğru, saat yönünde yine aynı süre boyunca yapın. Alıştırmayı sol omuz için de yineleyin.

Şöyle deyin: "Kutsal İyileşme Bilinci; lütfen yüreklilik, denge, özgüven ve neşe getir yaşamıma. En güç deneyimlerde bile iyi yanlar, olanaklar bulmama yardım et. Teşekkürler."

Birkaç dakika boyunca tümüyle gevşeyin. Sıcak, sapsarı güneş ışığında durduğunuzu canlandırın kafanızda. Bırakın ışık demetleri omuzlarınızın içine işleyip kasları yumuşatsın, tüm gerginliği çözsün.

Şöyle deyin: "Kutsal İyileşme Bilinci; lütfen omuzlarımı iyileştirip yenileyerek en güçlü, sağlıklı ve esnek duruma getir."

Inna Segal


1 Ağustos 2014 Cuma

Bedenimiz Konuşuyor / Ağzımız Bize Ne Söylüyor ?





Ağız


Olası Etmenler

Anlayış yoksunluğu, bağnazlık, düşünce kıtlığı. Kötü tu­tumlu olmak, incitici konuşmak, eleştirmek, yargılamak, de­dikodu yapmak. Aşırı kaygılanmak, kendinize yeterince sev­gi ya da ilgi göstermemek. Sağlıksız yiyecekler. Kendinizden nefret etmek.

Çare

Ağzınıza odaklanın. Ağzınızın içi nasıl? Dilinizi, dişleri­nizi, dudaklarınızı algılayın. Nasıl bir tat alıyorsunuz? Ferah mı yoksa ekşi mi? Yaşamın size sunduklarını çiğneyip sindi­rebiliyor musunuz, yoksa yaşama direnip hayır mı diyorsu­nuz? Dişleriniz ne durumda? Güçlü mü, yoksa çürüyüp çe­kiliyor mu? Ağzınız size ne anlatmak istiyor?

Ağzınızı gevşetin. Yaşamınızda onun üstlendiği görevi algılayın. Yemenizi, tatmanızı, sindirmenizi, sevgi gösterme­nizi, konuşarak başkalarıyla anlaşmanızı sağlıyor.

Sindirim sürecine katıda bulunmak için yediklerinizi düzgünce çiğnemeye özen gösterin, insanlarla konuşurken gerçekten söylemek istediklerinize yoğunlaşın. Sevginizi gösterirken açığa vurduğunuz duyguların bilincinde olun.

Şöyle niyet edin "Kutsal iyileşme Bilincim; ağzımdan çıkan bütün bağnazlık, sınırlandırma, geçimsizlik, yargılama ve eleştirileri, ayrıca bu rahatsızlıkta payı olan tüm bakış açısı, doku ve olumlu ya da olumsuz yüklemeleri uzaklaştır.

Gözlerinizi yumun, ağzından duru beyaz ışığı soluyun. Bir an soluğunuzu tutun, beyaz ışıkla gargara yaparcasına ağzınızı çalkalayın. Ağzınızda köşe bucak dolaşın ışık bütün yoğunluk, sıkışıklık ve gerilimi çözdükten sonra onları tükü­rün. Bu alıştırmayı üç, dört kez uygulayın. Pembe, turuncu ve mavi gibi renkleri de kullanabilirsiniz.

Şöyle devam edin niyetinize : daha olumlu, anla­yışlı ve cömert olmamı sağla. Yaşamıma ve birlikte zaman geçirdiğim insanlara karşı daha iyi bir tutum sergilememe yardım et ,,lütfen ağzımı, dili­mi ve dişlerimi iyileştirip yenileyerek en sağlıklı, canlı ve es­nek duruma getir."Teşekkürler."

Inna Segal