Gökten Gelen Işıktan, Yeryüzündeki ve Yeraltındaki Işıklara Selam Olsun..

3 Ocak 2017 Salı

Enerji Kanalları Nadi ' ler



Enerji Kanalları "Nadi"





Bizim vücudumuz evrenin bir minyatür kopyasıdır. İnsan bedeninde 72.000 enerji kanalları var. Nadi hayat enerjisi Prana’nın aktığı kanal sistemidir, Sanskrit dilinde ‘kanal’, ‘tüp’ anlamına gelir. Nadi kelimesi ‘Nad’ kökünden geliyor, anlamı ‘içi boş tüp’, ‘ses’, ‘titreşim’, ‘rezonans’. Ayrıca, ‘hareket’ olarak da tercüme edilir.

Üç ana enerji kanalı vardır: Sol kanalı İDA, sağ kanalı PİNGALA ve merkez kanalı SUSHUMNA. Sushumna kanalının içinde daha da ince binde bir saç kalınlığında ‘Chitrini’ kanalı var. Bu Chitrini kanalında çakralar bulunur ve onun üzerinden uyanmış Kundalini enerjisi hareket eder. İda kanalı Sushumna’nın solundadır, Pingala kanalı ise Sushumna’nın sağ tarafındadır. Mitolojide bu üç ana Nadi, Hindistan’ın üç kutsal nehirlerine tekabül ederler: Ganj (İDA), Yamuna (PİNGALA), Saraswati (SUSHUMNA).

Sıradan insanlarda Nadi’ler tıkanmıştır. Bir Yogi’nin ise Nadi’lerinin temiz olması önemlidir, çünkü enerjinin engelsiz akmasına ve sonuçta kurtuluşa (Moksha) ulaşmasına yardımcı olur.



SOL KANAL ‘İDA NADİ





Sol kanal Sanskrit dilinde ‘İDA NADİ’ Ay kanalı denilir. O Muladhara çakradan başlayıp insan bedeninin sol tarafından geçer. Agni çakradan, sağ tarafa geçerek süper egoyu oluşturur.

Bu kanal bizim arzu enerjimizi taşır. Arzulardan duygularımız oluşur duygular henüz gerçekleşmeyen arzulardır, bu kanalda geçmişin saklandığını söyleyebiliriz.



Sol Kanalın Kalitesi

Bizim arzularımız eylemin temelidir. Onların hareket güçleri olmadan biz bir şey yapamazdık. Bu kanal sağ sempatik sinir sistemini besler. Sağ tarafta geleceğimizi oluşturan bilinçli zihin var. Gelecekle ilgili düşünülen ne olursa olsun sağ taraf üzerinde kaydedilir.

Sol kanalın en önemli kalitesi ruhun ön koşulundan biri, sevinç getirmesidir. Çocuğun yaşadığı sevinci hatırlıyorsunuzdur veya iki üç yaşlarındaki çocuğu izlemişsinizdir. Gün boyunca fiziksel veya duygusal acılarla karşılaştığı halde, onları hızla unutur. Ayrıca, ağlarlar sonra sakinleşip, tekrar hızlı şekilde sevinçli hale dönebilirler.

Aslında bu sevinç duygusu hala şimdi de bizim içimizdedir. Ancak bu sevinç hayatta yaşanan duygusal ve fiziksel acılardan dolayı bloke edilmiş olabilir.

Sol Kanalın Sorunları

Sol kanalın sorunları genellikle pasiflik veya duygusal aşırılık olarak ifade edilir, aynı zamanda öforiden depresyona kadar götürebilir. Bu dengesizlik ile kendini kontrol etmek kolay değildir ve kötü alışkanlıklardan kurtulmak zordur, en kötü durumda insan takıntılı ve apatik hale gelebilir.

Ayrıca, sol kanal baş bölgesini besler ve sol kanal bozukluklarında ruhsal bozukluklar, epilepsi ve bunama ortaya çıkabilir.

Sol Kanal Sorunlarının Çözümü

Yoga uygulamaları eski sorunları çözmeye yardımcı olarak, sevinç ile varoluşumuzun temelini kalıcı hale getirir. Yani enerji kanallarımız temizlenerek tüm çakralarımız ve nadi kanallarımız uyumlu hale gelir. Enerji dengesi için ilk adım kişisel gelişim yani kendini gerçekleştirmektir.



SAĞ KANAL ‘PİNGALA NADİ’



Sağ kanal Sanskrit dilinde ‘PİNGALA NADİ’ Güneş kanalı denir. O başlangıç olarak Swadhistana chakradan alarak, bedenin sağ tarafından geçer. Agni çakradan, sol tarafa geçerek egoyu oluşturur.

Bu kanal eylem enerjisini taşır. Bu enerji zihinsel ve fiziksel performansı içermektedir. İnsanda sağ taraf hakim olduğu zaman, o soğuk ve agresif hale gelir.



Sağ Kanalın Kalitesi

Sağ kanal bilinçli, zihinsel ve fiziksel aktivitelerden sorumludur. Sağ kanal saflığı, huzuru, barış, düşüncede netlik ve iyi karar vermek gibi…

Gelecek hakkındaki tüm düşünceler sağ kanaldadır. Sağ kanalın hırs ve saldırganlık sonucu olan, toplu bilinç üstüne erişimi vardır.



Sağ Kanalın Sorunları

Sağ tarafın enerjisini çok fazla kullanan bir kişi, sol tarafı zayıf olduğu için sevinç arzusu kaybolur. Aşırı basınç ego tarafına yükselir ve onun balon gibi şişmesine neden olur ve bu merkez kanalını bloke eder. Böylece, tüm sistem dengesiz hale gelir. Şişmiş ego bizim algılarımızın kendi duygularını bastırır. Bu şekilde alınan kararlar ve yapılan hareketler ‘gerekli’ ve ‘mantıklı’ bir inançla, diğer insanları bastırırlar. Sağ tarafın aşırı aktif hali kalp hastalıklarına yol açar.

Sağ Kanal Sorunlarının Çözümü

Düzenli yoga pratiği etkin bir şekilde olumsuzlukları ortadan kaldırır ve kanalları normal hale getirir. Meditasyon ve basit metotlarla çakralar temizlenir ve iç denge enerjiyi yükseğe taşır. Kendinizle çalışarak yenilenmeyi hissedersiniz.

MERKEZ KANAL ‘SUSHUMNA NADİ’



Merkez kanal Sanskrit dilinde ‘SUSHUMNA NADİ’, orta yol olarak adlandırılır. Sushumna Muladhara çakradan başlayıp bin yapraklı Sahasrara çakraya yükselir. Sushumna geçmiş ve gelecek değil, şimdide enerji kanalıdır.

İnsanda bu kanal parasempatik sinir sistemi olarak ve aktif olarak faaliyet gösterir, yani bilinçli olarak kontrol edemediğimiz şeyler, kalp atışları, akciğerlerin hava ile dolumu, dolaşım sistemi organlara oksijen taşıması gibi.

Sushumna Nadi’den Kundalini enerjisi geçer, sonra bıngıldak kemiği (Brahmarandhra) bölgesine geçer ve İlahi enerji ile bağlanır.

Merkez kanalı gelişmiş ise, biz sezgisel olarak doğru hareket ediyoruz ve bizim tüm eylemlerimiz her zaman bizim ve bütün insanlığın yararına yöneliktir.

Tüm çakraların çalışması dengeli ise, yin ve yang enerjileri de Sushumna kanalında dengelenir. Bu durumda kişinin elementleri dinamik denge halindedir ve ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak mükemmel durum içerisindedir. Fakat, bazı çakralar dengesiz halde olup uzun süre bu durumda tutuluyor ise, enerjik bedende enerjinin fazlalığı veya eksikliği olur ve bu nedenle kişi fiziksel ve ruhsal hastalıklarla karşılaşır.

Sushumna bilinç, uyum ve ilahiyat enerjisini temsil eder ve "şimdi" ile sorumludur. Bu yüzden de manevi öğretmenler geçmiş (ida) ve geleceğe (pingala) sarılmadan, sadece "şimdi" de (sushumna) yani ‘’şimdi ve burada’’ anında olması gerektiğini vurguluyorlar. Bu, kişinin tam enerjik dengesini koruması durumudur.

Ayman Sozakbayeva tarafından yazılmıştır





https://kozmikterapi.blogspot.com.tr/p/enerji.html

8 Aralık 2016 Perşembe

Taç Çakrayı Germe Yüksek Seviyeli İlhamlara Açma Çalışması

Taç Çakrayı Germe

Enerji doğal olarak başınızın üst tarafında birikir, ancak başınızın üzerindeki enerji istasyonunuz olan taç şakra-nız tarafından atılmazsa durgun bir hal alabilecektir. "Taç Şakrayı Germek" bu enerjiyi açığa çıkaracaktır. Bunu yapa­rak, zihninizdeki örümcek ağını temizler ve sinir sisteminizi sakinleştirirsiniz. Bu aynı zamanda baş ağrınızı ya da stres­ten kaynaklanan mide ağrınızı da alacaktır. Taç Şakra size şöyle faydalar sağlayacaktır:

• Zihinsel tıkanıklığı giderir

• Zihninizi tazeler

• Taç şakranızı yüksek seviyeli ilhamlara açar

Taç şakranız, kozmosun yüksek enerjilerine girişi sağla­yan bir kapı, her birimizi saran ve koruyan amniyon sıvımız-dır. Seneler boyunca bana aşırı aktif zihinlerinin aşkın bilgi kaynaklarına teslim olmalarına yardımcı olduğunu anlatan birçok kişiyle tanıştım. Taç şakrayı germek zihninizi berrak-laştırır, boş alan yaratarak enerjilerin kafatasınızın içinde ser­bestçe hareket etmesini sağlar. Ruhsallığmızı yöneten taç şak­ra alanına dikkat etmenize imkan verir.

Giderek çoğalan bir insan kitlesi bu ilhamı ve rehberliği almak için açlık hissetmekte ve doğayla ya da Tanrıyla veya resmin daha büyük kısmını ne şekilde kavrayabiliyorlarsa onunla daha çok bütünleştiklerini hissettiklerini söylemektedir.

Taç Şakrayı Germe egzersizini yaparken derin nefes alın; burnunuzdan alıp ağzınızdan verin (süre, yaklaşık 15 sn):

1. Başparmaklarınızı şakaklarınıza yerleştirin. Parmak­larınızı bükün ve parmak uçlarınızı kaşlarınızın ortasının he­men üstüne yerleştirin (Figür 7 A).

2. Yavaşça ve biraz bastırarak, parmaklarınızı ayırın, böy­lece kaşlarınızın hemen üstündeki deriyi germiş olacaksınız.

3. Parmak uçlarınızı alnınızın ortasında tutun ve germe işlemini tekrarlayın.

4. Parmak uçlarınızı saçınızın bitiminde tutun ve germe işlemini tekrarlayın.

5. Bu modele parmaklarınız bükülü haldeyken ve aşağı­daki bütün bölgelerde bastırmak suretiyle devam edin:

a. Parmaklarınızı başınızın üzerine koyun, küçük par­mağınız saç bitim çizginize gelsin. Biraz bastırarak aşağı doğ­ru ittirin ve ellerinizi birbirinden öteye doğru çekin, bunu, başınızı ayıracakmış gibi yapmalısınız (Figür 7 B).

b. Parmaklarınızı başınızın ortasına koyun, yine aşağı
doğru ittirin ve ellerinizi birbirinden öteye doğru çekin.

c. Parmaklarınız başınızın arkasındaki kavisli bölgede
olacak şekilde yine aynı germe işlemini uygulayın. Bu germe
işleminin her birini bir ya da daha çok kez tekrarlayın.



Taç Şakrayı Germe Egzersizine Test Uygulayın. Başını­zın üzerinde herhangi bir yere tek elinizle dokunun ve part­nerinize diğer eliniz vasıtasıyla enerji testi uygulatın. Muhte­melen, zihninizin karışık olduğu zamanlarda test zayıf sonuç verecektir. Böyle bir zamamnızda Taç Şakrayı Germe egzersi­zini yapın ve ardından yemden test edin.







Figür 7. Taç Şakrayı Germe

Alıntı
Donna Eden

24 Mayıs 2016 Salı

Frekansını Yükselt Şifalan



Frekansını Yükselt Şifalan.

Bir dalganın belli bir zaman birimi (genellikle saniye) içerisinde tekrarlanma sıklığına, yani bir saniye içindeki döngü sayısına “frekans” denir. “Hertz” birimiyle ölçülür. Herşey titreşmektedir. Bu nedenle herşeyin frekansı vardır. İnsan bedenindeki her hücrenin kendine göre bir doğal frekansı vardır. Aynı şekilde, her hastalığın, her bakterinin , her virüsün de doğal frekansı vardır. Her hücreyi kendi doğal frekansına döndürmek, bedeni sağlığa kavuşturur. Bedenin frekansıyla çatışan, onu bloke eden dalga boyları ise hastalığa hatta ölüme neden olabilir. Yalnız maddî/fiziksel şeylerin değil, duyguların, düşüncelerin, isteklerin, ilişkilerin, filmlerin, kitapların, dokümanların, toplumsal konuların ve bireysel bilincimizin de frekansı vardır.
Amerikalı Bilim Adamı Dr. David Hawkins , ( 1927-2012) frekanslar , frekansların bilinç düzeylerinde etkisi , ilişkisi üzerine binlerce araştırma yapmış ve ortaya Hawkins bilinç haritası denen Tabloyu çıkarmıştır. Yaptığı deneylerde , yüksek frekanslı duygu ve düşüncelerin ; düşük frekanslı olanlardan daha güçlü ve etkili olduğunu . En yüksek frekansa ulaşmış bir bilincin düşük frekanslı 70 milyon bilinci dengelediğini klinik olarak kanıtlamış ve Power vs Force – An Anatomy ofConsciousness ( Güç Kuvvete Karşı – Bilincin Anatomisi ) Kitabında detaylı olarak anlatmış.
Bilinç Haritası

Yapılan araştırmalardan kritik seviyenin 200-cesaret olduğu, ölçümü 200 un altında çıkan duyguların düşüncelerin, durumların kişiyi ve çevresini zayıflattığı , yorduğunu, aşağıya çektiğini ortaya çıkartmış.
Bir başka ilginç bulguysa , yüksek bilinç frekanslarının şaşırtıcı sayıda düşük frekansı dengelediği yönünde . Bireylerden herhangi birinin bilinç frekansı yükseldiğinde , çok sayıda düşük frekanslı bilinci etkileyip dengeleme imkanı olması .
Tablo şöyle :
300 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 90.000 kişiyi,
400 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 400.000 kişiyi,
500 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 750.000kişiyi,
600 seviyesindeki bir kişi 200’ün altındaki 10 milyon kişiyi,
700 seviyesindeki bir kişi ise 200’ün altındaki 70 milyon kişiyi dengelediği görülmüş.

Pozitif ve herşeyi olduğu gibi kabullenen mutlu bir insanın yaydığı enerji, 90.000 insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir.
Sevgiyi gerçek anlamda yaşayan bir insanın yaydığı enerji,750.000 insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir.
Barış ve huzur içinde yaşayan bir insanın yaydığı enerji,10 milyon insanin yaydıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.
Mevlanalığı yaşayan bir insanın yaydığı enerji,70 milyon insanin yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir.
Peygamber,budha seviyesinde yaşayan bir insanın yaydığı enerji ise tüm insanlıgın yaydığı düşük enerjiyi dengelemektedir…

Yapılan araştırmalar ve sonuç teyitleri yıllar sürmüş ve yüzbinlerce denek üzerinde çalışılmış.
Hawkins, insanlığın %85’inin 200’ün altında titreştiğini, son dönemde insanlığın ortalama farkındalık seviyesinin 204’e ulaştığını, yani negatif-pozitif sınırını aştığını, ancak insanın anlamlı bir şekilde tatmininin 250’nin altında gerçekleşemediğini yazmaktadır. Bireyler gibi, toplumların ve kültürlerin, ülkelerin, coğrafyaların da titreşim seviyeleri vardır. Bu titreşimler , o alanda yaşayan insanlar, bitkiler , toprak, hava, eşyalar,binalar vs tarafından oluşturulmaktadır. 200’ün altındaki enerji alanları, açlık, kıtlık ve hastalıkların çok yaşandığı, cahillik ve işsizliğin çok olduğu, ilkel şartlara sahip ortamlardır.

Tatmin edici bir yaşam 250 lerde başlamaktadır. 300’lerde teknolojik ve ekonomik olarak çok gelişmiş bir toplum mümkün olmakta, 400’lerde ise yüksek bir eğitim, bilgi, kültür ve sanat seviyesi yaşanacaktır.

500, başka bir büyük sıçramanın gerçekleştiği bir eşiktir. 500’lerin sonlarında toplum artık spiritüel bir toplum haline gelmektedir. 600, bütün topluma şefkat ve sevginin hâkim olduğu, bütün eylemleri sevginin yönlendirdiği bir seviyedir.
Şimdi tablonun 200 ün altında kalan ve 200 ün üstünde kalan kısımlarına tekrar göz atalım . Sonra dönüp içimize, düşüncelerimize, sözlerimize, dualarımıza bakalım . Biz acaba bu tablonun neresindeyiz. Yaşadığımız yeri, mahalleyi, kenti, ülkeyi, dünyayı iyileştirmek için bizim üzerimize düşen nedir ?

Kaynak : Power vs Force

Dr. David Hawkins