Gökten Gelen Işıktan, Yeryüzündeki ve Yeraltındaki Işıklara Selam Olsun..

18 Eylül 2014 Perşembe

Çakralara Derin Bakış / ALTINCI ÇAKRA..Üçüncü Göz Çakrası



Altıncı Çakra Üçüncü Göz Çakrası

B u parlak çivit mavisi, kabul edici çakra alnınızın ortasmda iki kaşınızın birleşme noktasıyla saçlarınızın başladığı yerin tam ortasındadır. Hipofiz bezi ile bağlantılıdır. Altıncı çakra ge­leceği görebilmenin ya da görülebilir enerji titreşimleri merke­zidir. Birileri sizinle psişik olarak temasa geçtiğinde durugörü merkezi olan altmcı çakra genellikle birinci çakrayı uyarır. Ço­ğunlukla son derece aktif ve hayat doludur. Altmcı çakra aynı zamanda, idrak, muhakeme etme, mantıklı hüküm verme mer­kezidir ve öğrenme, bilgi toplama, bilgi işleme gibi üst beyin fonksiyonlarını da yönetir.

Altıncı çakra enerjisi, altmdaki çakraların topraklanmış, duygusal, koruyucu, empatik ve kendini ifade edebilen enerjilerine, odaklanmış bi­linçle katkıda bulunur. Altıncı çakra-nm desteğiyle, kim olduğunuz, yaşam yolunuz ve başkalarının gereksinimle-ri konusunda belirginlik elde edersi­niz. Bu belirginlik farkmdalık sahibi olmayan kişilere ya da kalp çakrası özelliklerine bağımlı kişilere soğuk ve mesafeli gelebilir. Altıncı çakralar her şeyi olduğu gibi görürler; görünmeye çalıştıkları gibi değil, olmayı istedik­leri gibi değil, sadece oldukları gibi.



Sağlıklı ve farkında altıncı çakranız, hayallere göre değil, gerçeklere göre karar almanızda size yardımcı olur. Altmcı çak-ranın duygusallıktan arınmış kesinliğinin, sağlıklı beşinci çakra-nm kararlı iletişimi ve harekete geçme kabiliyetiyle birleşmesi, bir şey yapmak yerine mazeret uydurmayı tercih eden insanlara huzursuzluk verir.

Kalp çakrası kendisinin ya da başkalarınm acısını gördüğün­de kendi açısından empati, şefkat, sevgi ve şifaya geçer. Altıncı çakra kendisinin ya da başkasının acısma farklı bir açıdan bakar; sadece acıyı değil acmın ardındaki sebepleri görür. Acmm sağ­ladığı rahatın derecesini ve acıya ne kadar süredir izin verilmek­te olduğunu görür. Acı sayesinde arkadaşların ya da aile birey­lerinin dikkatinin nasıl çekildiğini ve acıyı yaratmak için ne ka­dar çaba sarf edildiğini görür. Aynı zamanda acıdan kurtulmanın istenip istenmediğini de sorgular. Altıncı çakra, duygusal dör­düncü çakranın sinir bozucu, baltalayıcı ya da sevgisiz olup ol­madığı yolunda sürekli olarak soru sorar.

Bu sorgulama sırasında, duygusallıktan arınmış ve hakikati aramakla görevli altmcı çakra, her ikisi de üçüncü ve dördüncü çakra farkındalığından gelen kurban olma bilincini ve içimizde­ki çocuk mesaisini desteklemeyi, yüceltmeyi ve takdir etmeyi reddeder. Altmcı çakra enerjisi, çocukluk travmalarına bağlı ola­rak ya da hastalıklı yetişkin seçimleriyle kurban rolünü oynama­ya devam etmek isteyen kişileri tehdit eder. Altıncı çakra ener­jisi kurban rolüne karşı son derece hoşgörüsüzdür.

Bu yüzden pek çok kişi kendi gerçekleriyle yüzleşmemek ya da hayatlarına girmesine izin verdikleri insanlar hakkında gerçe­ği öğrenmemek için altıncı çakralarını kapatır. Altıncı çakrayı kapamak aynı zamanda kişinin hayat amacını da bulanıklaştırır. Kapalı altıncı çakra insanları, iş ve ilişki sorumluluklarım da dü­şünmek zorunda değildirler. Bu, rahatlayıp gevşeyebilecekleri bir zaman dilimini yaratır; çünkü her ne pahasına olursa olsun gerçeği bilmek isteyen, sorgulayıcı altmcı çakranın kapatılması az da olsa huzura ve sükunete kavuşmayı sağlayabilir.

Altıncı çakrayı kapatmanın yarattığı asıl sorun, günlük ha­yattaki olaylarda iyi ve kötüyü ayırt etme yeteneğinin de kapa­tılmasıdır. Altıncı çakrası kapalı kişiler aylar ya da yıllar boyun­ca büyük spiritüel sorular değil günlük hayatın küçük soruları­nın bile cevabını bilmeden yuvarlanıp giderler.

Garip ilişkiler yaşar ve nereye gittiği belli olmayan işlerde çalışırlar. Ne yapmak istediklerini ya da neler hissettiklerini bilmezler. Bir yerden diğerine, bir fikirden bir başkasma arada hiç mantıklı bir bağ olmadan sürüklenirler. Bir amaçları hatta daha iyi bir hayata dair tek bir hayalleri bile yoktur. Altıncı çakraları kapalı insanlar unutkan ve güvenilmez olurlar. Bilgi­yi kullanmakta zorlanırlar. Hatta yorumlama ya da yazmada zorlanırlar ve aniden söyleyecekleri fikri ya da sözcüğü unutu­verirler. Tüm bu arazlar altmcı çakralarını açtıkları zaman or­tadan kaybolur.

Altıncı çakrayı yeniden açmak hiç şüphesizki kişisel cesaret gerektirir. Altıncı çakrası uzun bir süre kapalı olan kişi yoldan çıkmaya yatkındır. Açıldığı anda zor sorular peş peşe sıralan­maya başlar: "Burada ne yapıyorsun? Niçin bedenin böyle gö­rünüyor? Neden böyle hissediyor? Güzelliklere ve hayallerine ne oldu? Bu garip insanlar da kim? Allah aşkına burada neler oluyor?" Eğer mazeretiniz, bir açıklamanız ya da bir cevabınız yoksa o zaman kendinizi kutlayın! Demek ki evin yolunu bul­dunuz.

Altıncı çakraların güzel olan (ya da korkunç olan, nasıl bak­tığınıza bağlı) yanı bütün bu sorulara cevap vermenin gerekme­mesidir; sadece kabullenilme, işleme koyulmalı ve harekete ge­çilmelidir. Altıncı çakra soruları kişileri genellikle aptallaşmış ve dilleri tutulmuş hale sokar. Altıncı çakra insanı, birinin ko­lundaki ya da belindeki ağrıya bakıp aniden "Anneni ilk kez ne zaman boğmak istedin?" ya da "Kaç kişinin duygusal sorunları­nı sen taşıyorsun?" gibi şeyler sorabilir.

Altıncı çakradan gelen bilgi, kendi tarzında tuhaf bir rahatla­ma sağlasa da, saçmalığa parmak bastığı için genellikle şaşırtı-cıdn. Eğer saçmalığı kendi sağlığınızdan daha fazla seviyorsa­nız ne kendiniz ne de çevreniz için altmcı çakra enerjisi istersi­niz. Eğer sağlığınıza ve mutluluğunuza değer veriyorsanız altın­cı çakra enerjisi en iyi dostunuz olacaktır.

KAPALI YA DA AÇIK ALTINCI ÇAKRA

Dengesiz bir çakra sisteminde ardma kadar açık (13 santi­metreden büyük) altıncı çakra çılgınca vizyonlardan ve capcan­lı rüyalardan, zıt fikirler arasmda deli gibi çalışan bir beyne ka­dar sayısız soruna yol açar. Çok açık altmcı çakralar beyne çok enerji yükleyerek tikler, keskin sancılar, migrenler ve nöbetler yaratabilir. Altıncı çakranın kontrolsüz enerjisi nedeniyle göz­lerde de bulanıklık, yorgunluk ya da alerji olabilir. Sonuna ka­dar açık bir altıncı çakra kafanızın içindeki odayı da gürültülü ve içinde durulamaz bir hale getirir.

Altıncı çakra genellikle diğer çakralar çalışmaz durumda ol­duğunda çok açılır. İkinci çakra hizadan çıkmış ve başkalarının enerjisini sünger gibi emiyor olduğunda, altmcı çakra iyiyi kö­tüden ayırt edecek enerjiyi sağlayabilmek için sonuna kadar açı­lır. Ancak emicilik, topraklanmayı o kadar engelleyicidir ki al­tıncı çakra da kısa zaman soma çalışmaz duruma gelir.

Üçüncü çakra aurayı korumadığmda da altıncı çakra sonuna kadar açılır. İlk elden psişik korunma sistemi olarak çalışıp ki­min iyi kimin kötü olduğunu anlamaya çalışır. Ancak üçüncü çakranın koruyuculuğu olmadan altmcı çakra yakından incelen­mek istemeyen insanlar tarafından tokatlanacaktır.

Dördüncü çakra kaçak şifacı olarak bütün kalp enerjisini kul­lanırken altıncı aynı işleri yapabilmek için açılarak bir "mutlu sünger" dakikası sağlayabilir. Kalp, ruh ve bedeni birleştirmek­ten aciz olduğu için bütün sistem dengesiz ve topraksız kalacak­tır. Buna ek olarak sağlıksız kalp çakrası kontrolü ele geçirmek için altıncı çakra ile savaşacak (Benim şifam seninkinden iyidir!) ve iki savaşan devlet arasmda kalan beşinci çakra ezilecektir.

Bunu yazarken, çakralarınızın sizin farkındalığınızın sem­bolleri olduğunu ve bütün eylemlerini sizin farkındalığınızın yönlendirdiğini hatırlatmak isterim. Eğer dördüncü ve altmcı çakralarınız arasında savaş varsa siz empatik yetenekleriniz ile iyiyi kötüden ayırt etme yetenekleriniz arasındaki bu savaşı biz­zat başlatmışsınız demektir. Çakralarınız sadece size bu ihtilafı gösterme görevini yapıyorlar; sizden bağımsız olarak çalışmı­yorlar. Lider sizsiniz, onlar da sizin peşinizden gelirler. Çakrala­rınızı tedavi edebilir, savaşan bütün yanlarınızın kontrolünü ye­niden sağlayabilirsiniz. Bunu yaptığınız zaman sağlıklı çakra sisteminiz sizi her şekilde destekleyecek ve dengenizi koruma­nıza yardım edecektir.

Dengesiz ve çok açık bir altıncı çakrayı elinizden geldiğince çabuk kapaym ve bütünlüklü bir çakra sistemi tedavisi uygula­yın. Açık bir altmcı çakranız varsa sisteminizde dengesizlikler vardır. Size rağmen sizi hayatta tutmaya çalıştığı için altmcı çakranıza teşekkür edin. Altıncı çakranızın psişik iletişimin te­mel çakrası olduğunu unutmayın. İnsanlar sizinle iletişime geç­mek, sizi tanımak ya da sizden bilgi almak için altmcı çakranız-la temasa geçerler.

Eğer altmcı çakranız ardına kadar açık ve korunmasızsa; dengesiz bir çakra sisteminde bulunuyorsa, bu tür psişik temas­lar son derece kaygı verici olabilir. Alm kısmında baş ağrıları çekebilir; vizyonlar görebilir; düşünmekte ve konsantre olmak­ta zorluk çekebilir; uykusuzluk sorunları yaşayabilirsiniz çünkü altıncı çakranızda dışarıdan gelen çok fazla enerji vardır. Altm­cı çakranızı örtün ve çakra sisteminizi tümüyle tedavi ettikten sonra bile, altıncı çakranızın önüne ve arkasına altı yedi tane topraklanmış nöbetçi dikin. Bu, altmcı çakranızın merkezde, hi­zada kalmasına yardım edecek ve daha önce ellerini kollarını sallayarak içeri buyur edilen insanların, enerjilerin tekrar geldik­lerinde kapıyı çalmalarını sağlayacaktır. Özel yüz bakımı arma­ğanı "İleri Teknikler bölümünde anlatılmıştı" enerjiyi yüzünüz­den, gözlerinizden ve altıncı çakranızdan çekmeye yardımcı olur. Deneyin.

Sağlıklı ve topraklanmış bir çakra sisteminde altmcı çakra hayat yolunuz ve sezgisel yeteneklerinizden bilgi almak için açı­lır. Altmcı çakra aym zamanda beynin spirituel iyileşmesi için de açılır. Size kafanızın içindeki odada altmcı çakranızı yalan­dan izlemenizi öneririm. Çok sağlıklı bir sistemde bile çok açık bir altmcı çakra çevrenizdeki psişik malzemenin ilgisini çeker. Altıncı çakranın sağlıklı bir şekilde açılması o kadar heyecan verici, o kadar devrim niteliğinde bir durumdur ki, arkadaşları­nız ya da aileniz bunu sizinle paylaşmak ister. Hepsinin niyeti de iyidir; ancak dikkatleri ve odaklanmaları sizi hem fiziksel hem de spirituel olarak kötü etkileyebilir.

Altmcı çakra doğrudan beynin içi olduğundan, enerji çeken açıklığı sadece durugörü yeteneğinizi değil, aynı zamanda dü­şünsel becerilerinizi de kötü yönde etkileyebilir. Ben altmcı çak-ramın çok açılmış halde kalmasma en fazla iki ya da üç gün izin veririm. Şayet uzun süreli huzur ve sükunet içinde yaşayacağı­nız bir sığınağınız yoksa, altıncı çakranızı üç günün sonunda normal boyutuna indirin. Ellerinizi kullanarak 3 ila 5 santimet­relik çapa getirebilir ya da fotoğraf makinesi objektifi gibi ka­pandığını hayal edebilirsiniz.

Şayet huzurlu, sakin bir yeriniz varsa, oraya gidin ve altıncı çakranızı bir hafta süreyle açık tutun. Çevrenizdeki insanların engellemeleri olmadığında, altıncı çakranızı tamamen açarak durugörü yeteneklerinizi güven içinde kullanabilirsiniz. Aksi durumda, her çakranızın önüne koruyucu bir nöbetçi yerleştirin; altmcı çakranızm önüne ve arkasına da, yeniden normal boyut­larına çekeceğiniz ana kadar, en az altı tane topraklanmış nöbet­çi koyun.

Dengesiz bir sistemdeki kapalı altmcı çakra, spirituel duru­görü bilgisine ve aklın daha normal muhakeme edecek işleyişi­ne kapalı olmanın göstergesidir. Tahmin edebileceğiniz gibi bu da bilinçli bir hayatı imkansız kılar. Hatta daha katlanılabilir ha­yat yolunu kapayarak bilinçaltmda intihara sürükler. Tabii bir süre için.

Benim açık altmcı çakram şöyle der: Sana ait olmayan her yol tehlikelidir! Seni beslemeyen her ilişki, her seçim ya da fi­kir seni tüketir. Mutluluk sadece sen tamamen kendinden mem­nun olduğun ve utanmadığm zaman mevcuttur. Hayatını kendin gibi yaşamalı, mazeret uydurmamahsm yoksa manasız bir acı içinde yaşar ve ölürsün.

Eyvah! Empatik dördüncü çakram deliye döndü! Herkese ve her şeye izin vermek, yoldan çıkmak için ters taklalar atıyor. Ama altmcı çakram kapı gibi yerinde duruyor.

Bu birbiri ile iletişim halindeki bir çakra sisteminde sürüp gi­den konuşmalara ilginç bir örnektir. Her çakra uyandığında on­daki bilgi bütüne eklenir. Eklenen bilgi kimi zaman diğer çakra-lar tarafından anlaşılır, kimi zaman da anlaşılmaz. Bizim göre­vimiz çelişkili gibi görünen bilgilerin ortasmda sistemi dengele­mektir.

Gerçekte dördüncü ve altmcı çakralar aynı işi yaparlar. Dör­düncü çakra daha az gelişmiş ya da daha az akıllı değildir. Hiç çekincesi olmayan altmcı çakradan gelen bilginin doğru olduğu­nu bilir ama içinde barındığı yarı beden yarı ruh konumundan bakarak, spirituel gerçeklik kadar sade olmayan fiziksel gerçek­liği de görebilir. Bütün olmaya çalışan insanların yaşadığı aşırı gayreti görüp onlarla empati kurar. Dördüncü çakra insanların nereye yönlendiklerini; spirituel belirginliğe doğru gittiklerini görür ama bu gezegendeki hayatın zorluklarını da bilmektedir. Onun ruh merkezli altmcı çakradan çok daha fazla sabrı vardır.

Dördüncü ve altıncı çakralar rahatça iletişim kurduğunda (sağlıklı ve bölünmemiş beşinci çakra aracılığıyla) dördüncü çakra yoldan çıkmış davranışlarıyla ilgili daha az mazeret uydu­racaktır. Böylece altmcı çakra surat asmayı bırakacak ve daha yumuşak bir şekilde rehberlik edecektir. Denge, ancak altmcı çakra açılmaya ve yeniden yaşamaya karar verirse sağlanabilir.

İlk başlarda yeni açılmış altmcı çakranın iletişimi rahatsız edici olacaktır. Ancak düzenli olarak uygulanan tedavilerle; top­raklanma kordonuyla, aurayla ve ayırma araçlarının kullanımıy­la bütünün içinde dengeli konumunu bulacaktır.

Şimdi de altmcı çakranın daha dengeli bir bakış açısından yolladığı mesaja bakalım: Sana ait olmayan her yol, şayet kim olduğunu hatırlamazsan tehlikeli olabilir. Ancak farkında oldu­ğun sürece her yolun bir anlamı ve vereceği ders vardır. Seni beslemeyen her ilişki, iş, seçim ya da fikir senden beslenir ve ki­mi zaman yükünü hafifletip, yolculuğundaki bir somaki adımı kolaylaştırabilir. Mutluluk sadece sen tümüyle kendin olduğun, kendin olmaktan hiç utanmadığın zaman varolur; bu da zaman, destek, çalışma, güven ve sevgi ile sağlanır. Hayatmı kendin olarak yaşamalı, kendin için ya da bir aşkası için mazeretler uy­durmayı bırakmalısın yoksa hiç yaşamadan ölürsün.

Karanlıkta geçen bir dönemden soma, altmcı çakranın açıl­ması işlemi hayatmızdan ve sorumluluklarınızdan birkaç gün uzaklaşmanızı gerektirebilir. Altmcı çakrayı başarıyla açmak, hayatınızı ve sorumluluklarınızı değiştirmenizi de gerektirebilir. Sağlıklı altıncı çakra insanlarının desteğine ihtiyacınız olabilir, çünkü bu kendi başmıza kat edeceğiniz zevkli bir yol değildir. Çevrenizde rüyaları, bireyselliği ve spirituel amacı destekleyen kişilere ihtiyacmız vardır. Hayatınızda böyle kişiler yoksa o za­man bir kitapçıya gidin. Altmcı çakranızm, iyileşme, kariyer de­ğişikliği, bilinçli ilişkiler ve sevgi üzerine yazılmış destekleyici ve güçlendirici kitaplar seçmesine izin verin. Ancak kurban ol­mak bilinci üzerine yazılmış kitapları almayın. Çaresizliğe kapı­lıp içinde bulunduğunuz koşulları suçlamaya kalkışırsanız altm­cı çakranız surat asacaktır.

Altıncı çakranız sizden ileriye ve içinize; kalbinize, hayalle­rinize, Tanrı'yla olan bağmıza bakmanızı ister. Sizin dışınızda ve ardınızda kalıp suç failleri, eski yaralar ve hikayelerle zaman kaybetmek istemez. Altıncı çakranızı açın ve kendinize yönel­tin. Bırakın sizi evinize götürsün.

Diğer bütün çakralar gibi sağlıklı bir altmcı çakra da kendi­sini kapatıp tatile çıkabilir. Dengeli bir çakra sisteminde kapalı altmcı çakra aynı zamanda oldukça sağlıklı bir içsel yaşamın göstergesidir. Altıncı çakra çok sorumlu ve uyanık (hatta patro-numsu) olduğu için çevrenizde tehlikeli bir durum varsa asla ka­panmaz. Sağlıklı bir çakra sisteminde kapalı bir altıncı çakra gördüğünüzde sadece çakralarınızı değil kendinizi de kutlayım Destekleyici, bilinçli ve iyileştirici bir çevrede yaşamayı seç­mişsiniz. Ödevlerinizi yapmışsınız!

Altmcı çakranızm tatile çıkıp çıkmadığını diğer çakralarınızın sağlık durumuna, özellikle beşinci çakranızın üst sağ yarısına (parlak mavi ve rahatça hareket ediyor olmalıdır) bakarak anla­yabilirsiniz. Aynı zamanda baş ağrısı, göz yorgunluğu, kafa karı­şıklığı hissetmez ve altmcı çakranız kapalı bile olsa kafanızın içindeki odada kalabilirsiniz. Altıncı çakranız, bilgilerini gözden geçirmek istediğinde; yedinci çakranın bütünüyle ve spirituel bil­gileriyle bağlantı kurmak istediğinde ya da bedenin topraklanma­sını engelleyen eski sözleşmelerden kurtulmak için kapanır.

Altıncı çakranız kendisini iyileştirirken siz de diğer çakrala-rınıza bir hediye verin ve çakranızı güçlü topraklanmış nöbetçi­lerden oluşan bir battaniye ile örtün. Altıncı çakranızın önüne ve arkasına birer güçlü nöbetçi yerleştirin; eğer isterse bir hafta ka­dar kapalı kalmasına izin verin. Altmcı çakranız çok sorumlu ve uyanık olduğu için birkaç günden fazla kapalı kalmak istemeye­cektir.

Tatile çıkan altmcı çakranızı desteklemek için kafanızın için­deki odada kaim ve tatili bitene kadar ona göz kulak olun. Eğer yedinci günün sonunda hala açılmadıysa o zaman sizden ne is­tediğini sorun. Hayatmızda maddi bir değişiklik yapmanızı, bir ilişkinizi bırakmanızı, bazı amaçlara odaklanmanızı ya da ayırt etme yeteneklerinizi güçlendirmenizi isteyebilir. Hazırlıklı olun. Altmcı çakranız yeniden açıldığında hayatınız heyecan verici bir biçimde değişik olacaktır.



SAĞLIKLI ALTINCI ÇAKRANIN ÖZELLİKLERİ Altıncı çakrası çalışır durumda olan kişiler inanılmaz miktar­da bilgiye erişirler. Şayet bir insanın altmcı çakrası, diğer çakra-ların çalışmamasına tepki olarak faaliyetteyse, bilgi büyük ölçü­de başka insanlar ve başka olaylar hakkında olacaktır. Eğer al­tıncı çakraları sağlıklı ve dengeli bir çakra sisteminin parçası olarak çalışıyorsa, bu durumda bilgi daha ziyade kendileri, ken­di sağlık durumları ve kendi amaçları hakkında olacaktır.

Bu önemli bir ayrımdır. Özel yetenekli pek çok psişiğin al­tmcı çakrası aşırı aktiftir; böylece müşterileriyle ilgili her türlü bilgiye ulaşırlar. Bu tür psişikler kendi hayatlarını raymda tuta­bilmek için inanılmaz bir desteğe ihtiyaç duyarlar. Kaçak dör­düncü çakra şifacıları gibi kendilerine ayıracak zamanları yok­tur ve kendi haklarındaki gerçeğe ulaşamazlar. Tüm bilgi yo­rumlama yetenekleri başkaları içindir. Sağlıklı bir çakra siste­minde altmcı çakra enerjisi tanınır, korunur ve ilk olarak kişinin kendisi için kullanılır, böylece yoldan çıkmanın önüne geçilir.

Dengeli ve sağlıklı altıncı çakrası olan insanlar doğal birer medyumdur. Bunun anlamı medyumluğun şaşaalı ve dramatik bir yetenek olmadığıdır. Doğal medyumlar piyangoda kazana­cak numaraları ya da uçak kazalarını önceden görmezler; kendi hay adarı için gerekli şeyleri görürler. Arkadaşlarının antika ara­basının bulunamayan bir parçasını ya da hiç olmayacak bir ka­sabada, bir kitapçıda hayati bir bilgi bulurlar. Sağlıklı medyum­luk ünlü psişiklerin medyumluğu kadar sihirli ve açıklanamaz­dır ama daha sessiz ve içe dönük bir gerçeklikleri olduğu için dikkat çekmez.

Sağlıklı bir medyumun cevaplanmamış fazla somsu yoktur ya da paraya, üne, güvende olmaya gereksinim duymazlar. Yol­larında yürüyor olmaları, o yol ne olursa olsun sağlıklı medyum­lara güven ve destek sağlar. Yolları onları tanımadıkları alanla­ra; yoksulluğa, çatışmaya ya da tanıdıkları her şeyden uzağa gö­türebilir ama onlar gene de kendilerini güvende hissederler.

Sağlıklı altmcı çakra insanlarının yolları zor fakat belirgindir. Kendilerine çok normal gelen tuhaf bir şekilde kendi yolları için destek bulabilirler. Aldıkları dersleri ve öğrendikleri bilgileri ra­hatlıkla, kolaylıkla işleme koyabilirler ve spiritüelliklerini ara­yan kişilere danışmanlık yaparlar. Altıncı çakra insanları genel­likle çevrelerinden farklıdırlar; tıpkı altmcı çakra enerjisinin günlük dünyamızdan farklı olduğu gibi. Eşi benzeri olmamak onları toplum içinde ayırt edilir kılmasa bile şaşırtıcı dürüstlük­leri kılar. Sadece diğer sağlıklı altıncı çakra insanları ile eşleşe-bilirler. Gerçek yoldaşlığı da ancak sağlıklı altıncı çakra insan­larında bulabilirler. Dengesiz, daha az farkmda kişilerle dostluk­larında daima ayrı düşeceklerdir.

Hayatmızda sağlıklı altmcı çakra insanları olacak kadar şans-lıysanız onları sevin, hayatınıza dahil edin, kısa zaman içinde onların garip ya da başka dünyadan gelmiş gibi olmadıklarını göreceksiniz. Onlar sadece işlerini yapıyorlar. Siz de yapabilir­siniz.

Karla  Mc Laren

Çakralara Derin Bakış / BEŞİNCİ ÇAKRA..Boğaz Çakrası




Beşinci Çakra Boğaz Çakrası

Bu safir mavisi, etki edici çakra boynun dibindeki oyuk kıs­mın tam üstünde bulunur; bedenle ruh arasındaki iletişimi sağlar ve bunu dış dünyaya iletir. Tiroit ve paratiroit bezleri ile ilişkilendirilir.

Ruhtan gelen bilgiyi gerçeğe çevirebilme yeteneği nedeniyle beşinci çakra aynı zamanda değişim ve taahhüt merkezidir. Be­şinci çakranın sağlıklı olması sadece şimdiki anın iletişimi ile değil aynı zamanda içerde ve dışarıda değişimin seviyesi ile de doğrudan bağlantılıdır. Çoğu durumda boğaz ve ensedeki tıka­nıklıklar ya da hastalıklar ya da ense­den başlayan baş ağrıları kişinin ken­dini ifade etmek ya da değişmek ko­nusundaki isteksizliğinin işaretidir.


Beşinci çakra aym zamanda "du-ruduyum" (clairaudience) yeteneği­nin merkezidir. Bu, özellikle gaipten sesler duymanın şizofreni ve diğer ruhsal hastalıklarla bağdaştırıldığı Batı dünyasında dengelemesi zor bir psişik yetenektir. Sezginin ötesine ge­çen psişik yeteneklerin tıp dünyasın­da kabul görmemesi yüzünden pek çok şanssız kişi ilaçlar verilip enstitü­lerde tutularak dünyadan uzaklaştırı­



lir. Gaipten sesler duymak, "durugörü" yeteneğinin kabul edile­bilirliğinden kırıntı kadar pay alamaz. Sesler duyan psişikler des­tek görmedikleri gibi deli olduklarına da inandırılırlar.

Bu, ruhlardan uzak yaşamaya çalışan bir toplumun hoş olma­yan bir gerçeğidir. Ruh olmadan hayat mümkün değildir. Maale­sef en fazla zorluk çeken kişiler gerçek ama ispat edilemeyen spiritüel soruları olan kişilerdir. Belki de biz, spiritüel anlamda eğitilmiş kişiler, beşinci çakralarımızı kullanarak psikiyatrik te­davilerdeki spiritüellik gerektiren sorunlarla iletişim kurabiliriz.

Beni asıl üzen, aşırı duruduyum eğilimi olan çok açık bir bo­ğaz çakrasını iyileştirmenin iki dakikalık bir iş olması. Elinizle azıcık kapaym, önüne ve arkasına topraklanmış nöbetçiler ko­yun, topraklanmanızı yenileyin ve amanızı biçimlendirin. Belki de bu basit bilgi akıl hastanelerinde ya da evsizlerin sığınakla­rında fısıldanmalıdır.

Beşinci çakranın enerjisi kimi zaman üst ve alt yarılarında renk farklılığı gösterir. Bunun nedeni alttaki dördüncü ve üstte­ki altmcı çakra için aynı zamanda farklı yönlendirme görevleri yapmakta olmasıdır. Dördüncü ve beşinci çakralar arasındaki iletişim iyi olduğunda, beşinci çakra kalbin ve bedenin istekleri­ni açık bir şekilde yansıtır. Böyle bir anda beşinci çakranın alt yarısındaki enerji rahatlıkla hareket eden mavi bir renk alır. Eğer dördüncü ile beşinci çakranın iletişimi iyi değilse ve beşinci çakranın alt yarısındaki enerji koyu renk, rahat hareket etmeyen ya da ölü enerji ise bu kişinin çok fazla verici olduğunun; yar­dım isteyemediğinin veya kalpten konuşmadığının işaretidir.

Durugörü yetenekli altmcı çakrayla beşinci çakra arasında iletişimin olması çok iyidir; kişi sezgilerini, vizyonlarım ve id­rak etme yeteneklerini paylaşabilir. Bu noktada beşinci çakranın üst yarısındaki enerji mavidir ve rahatlıkla hareket edebilir du­rumdadır. Eğer iletişim kötüyse, sezgileri olan kişi içte ve dışta kabul görmüyorsa beşinci çakranın üst yarımı koyu, ağır hare­ketli ya da garip bir şekil almış enerji ile doludur.

Durugörü yoluyla algılama yeteneği erkeklerde genellikle daha kolay kabul görür. Çünkü iş hayatında özgürce kullandık­ları bu derin sezgiye "muhakeme" adını verdiklerinde her şey yoluna girer. Kadınların altıncı çakra enerjileriyse genellikle da­ha az kabul görür ve "sezgi" olarak tanımlanır, bu yüzden kadın­ların altmcı ve beşinci çakraları karartılmıştır.

Genellikle bir kadmm duygular olmadan muhakeme etmesi, ki bu altmcı çakra özelliğidir, alışıldık bir durum değildir. Bu­nun sonucunda empatik ve duygulu dördüncü çakrasını gereğin­den fazla kullanır; bu da enerji sisteminin bütününün dengesini bozar. Kalp çakrasının empatisi, altmcı çakranın, ayırt etmek, muhakeme etmek ve olaylara kuşbakışı bakmak konusundaki dengeleyici desteğine sahip olmadığı için böyle bir kadm nesnel olma özelliğini yitirebilir. Fazla dişi enerji kullanan erkeklerde de sezgi/muhakeme dengesizliği görülür.

Erkek ya da kadın, fazla eril enerji kullanan kişilerdeyse bu­nun tersi bir dengesizlik görülür. Duygusal olmayan, muhakeme edici altıncı çakra enerjisi aşırı derecede kullanılırken, kalbin duygulu, sezgisel ve sevgi dolu nitelikleri bastırılır. Erkeklerin, sezgisel altmcı çakradan gelen şeyleri bilmeye izinleri vardır; ancak kalp çakralarından gelen sevgi, bağlılık ve hissetmekle il­gili şeyleri bilmeye izinleri yoktur. Toplumun bu bakış açısı pek çok erkeği empati kurmaktan ve insan sıcaklığından uzak; so­nunda da ruh beden bölünmesi yaşayan bireyler haline getirir. Dördüncü çakra enerjileri de kullanılmamaktan tıkanır. Bu den­gesizlikte beşinci çakra sorun sinyalleri vermeye başlar. Yorgun­luk belirtileri gösterir; iletişim halinde olmayan dördüncü ve al­tıncı çakra arasında tıkanır kalır.

Hıristiyanlık çerçevesinde çok katı dinsel eğitimden geçmiş, dolayısıyla bireysel spiritüel gelişmeleri engellenmiş ve beşinci çakraları ciddi anlamda tahribata uğramış insanlar tamdım. Bu va­kalarda, ya bir din adamının ya da aile üyelerinden birinin kontrol edici imgesi beşinci çakranın üst tarafında hazır ve nazır durur. Bu kontrolcü imge, kişinin, mevcut dinsel görüşten farklı olan her­hangi bir iletişim arayışını engellemek üzere oradadır. Aym za­manda bu kişinin değişmemesi ya da farklı bir inanç sistemine geçmemesi için ona yardım eder. Şayet spiritüel hayatınızı demir maskeli bir rehberi izleyerek sürdürmeyi kabullendiğinizden şüp­heleniyorsanız bu kontrolcü imgeyle olan sözleşmelerinizi yakın.

Açıklı koyulu renk katmanlarına sahip beşinci çakralar, çak-ra sistemindeki dengesizliği işaret eder. Bunun sorumlusu genel­likle kalp çakrasıdır. Zarar görmüş kalp çakrası fiziksel dünya bilgilerini beşinci çakraya tercüme etmek için orada bulunmadı­ğında ya da ondan spirituel dünya bilgisi alamadığından, beşin­ci çakra ikiye bölünmüş olarak çalışmaya başlar.

Beşinci çakranın üst yarısı çok parlaksa, bunun anlamı kalp çakrasına çok yüklenildiğidir. Bu durumda beşinci çakra, altmcı ve yedinci çakralardan spirituel bilgiyi hala toplamaktadır. An­cak bu bilgileri kalp çakrasına boşaltamadığı için üst tarafım te­miz tutarak çalışmaya devam etmesini sağlamaya çalışmaktadır. Bir başka deyişle alt kısmını öldürmekte (kalp bağlantısı) ve üst kısmmı yaşatmaktadır (altıncı-yedinci çakra bağlantısı).

Diğer yarısı çok parlak olan bir beşinci çakraya sahip insan­larda psişik enerjinin empatide durduğunu gördüm. Bu kişiler nedeni ne olursa olsun spirituel bilgiyi ne duyar ne de kabul ederler. Çevrelerindeki herkesin acısmı derinden hissederler ama kendilerini dünyadan soyutlayamaz ya da sorunlarından kurtulma yolunu göremezler. Aşırı empatik kişiler üç ruh çakra-sının rehberliğinden ya da değişime ve büyümeye adayacakları enerjiden yoksundurlar. Bunun nedeni büyüme çağlarında karşı çıkılan bir spiritüellik yaşamış olmaları ya da spirituel gerçek­likte görülmek ve duyulmak konusunda kendi kendilerine yarat­tıkları korkudur.

Beden/ruh ve beşinci çakra bölünmesi vakalarını hırpalayıcı ya da kısıtlayıcı bir ortamda yaşayan kalp çakrası şifacılarında çok sık görüyorum. Yönlendirilmiş olsa, altmcı çakraya ait spi­rituel bilgi durumu çabucak kavrar ve her şart altında bulunduk­ları çevreden uzaklaşmalarını söylerdi. Altıncı çakraları, kendi­sini iletişimci beşinci çakraya kanalize ederek başlarını derde de sokuyor olabilir.

Çakra sapmalarının nedenleri konusunda açıklamalara de­vam edip çakraları iyileştirmeden yaşayıp gidebiliriz. Eğer be­şinci çakranızın bir bölümü parlaksa bu iyi bir şeydir. Siz çalış-masanız bile çakranızın elinden geldiğince çalıştığım göster­mektedir. Kafanızı çakranızın koyu olan yarışma takmayın.

Çakra sisteminizi dengeleyin ve çakranızın koyu kısmının kom­şu çakralarla olan bağlantısını temizleyin. Eğer beşinci çakranı­zın sizin yardımınız olmadan bir yansını çalıştıracak enerjisi varsa siz kendinizi toprakladığınızda diğer yarısını da çalıştır­ması zor olmayacaktır. Ancak kendinizi toparlarken dikkatli olun, sağlıklı bir beşinci çakra korkutucu olabilir. Beşinci çakra değişim ve taahhüt demektir. Bu ikisi çoğu insanı çok korkutan özelliklerdir. Değişim ve taahhüt kendinize ve evrene güvenme­nizi gerektirir.

Beşinci çakra perspektifinden yapılan değişim ve taahhütler ciddi, cesur ve hayatı onaylayan kararlardır. Eğer şimdiki duru­munuzdan çok değişik bir hayat hedefiniz varsa sağlıklı bir be­şinci çakra sizi çamurdan ya da bulutlardan çekip çıkaracaktır. Ya kurslara katılıp yeni bir şeyler öğrenmenize ya da işinizden istifa edip ilerlemenize neden olacaktır. Çevrenize şöyle bir bak­manız beşinci çakrası sağlıklı çok az insan olduğunu görmenize yetecektir.

Beşinci çakranızı desteklemeniz için benim önerim cesur, ak­tif ve miskin olmayan insanlarla arkadaşlık kurmanızdır. Onları günlük hayatm içinde her yerde bulabilirsiniz. Bu tür insanlarla gerçek duygularınızdan konuşabilir ve onlarla rüyalarınızı pay­laşabilirsiniz. Bu insanlarla birlikteyken beşinci çakranızın gü-zelleşip geliştiğini göreceksiniz.

Bu arkadaşlarınız sizde gördükleri bir yanlışı ya da sahteliği yüzünüze söylerlerse sakın şaşırmayın. Beşinci çakra insanları­nın mızıldanmaya ve yalana hiç tahammülleri yoktur. Hırpalan­dığınız o sağlıksız ortamlarda kalmakta ısrarlı davranırsanız si­ze destek olmak için yanınızda olmayabilirler. Eğer olduğunuz yerde kalıp kendinizi incitmeye devam etmek istiyorsanız yanı­nızda bulacağmız arkadaşlarınız sadece kaçak dördüncü çakra şifacıları olacaktır.

Sağlıklı bir beşinci çakranın en önemli özelliği iletişim oldu­ğundan iyileşmesi için doğruyu söylemeniz gerekir. Genel ola­rak sadece sağlıklı beşinci çakraları olan kişiler sizin gerçeğini­zi duyabilirler, işte bu yüzden onları arayıp bulmanız gereklidir. Sağlıklı beşinci çakrası olan kişilerin desteği olmadan spirituel yolculuğunuz bir fiyaskoya dönüşebilir. Özellikle de hayatınız güçsüz, sürekli mazeretler gösteren ve duygusal olarak sizi kontrol eden insanlarla doluysa.

Beşinci çakranızla çalışmak çevrenizdeki psişik malzemeyi şöyle bir silkeleyecektir. Eğer çevrenizdeki değişim düşmanlığı­nı unuttuysanız arkadaşlarınızın ve ailenizin yolunuza koyacağı taşlara şaşırıp kalırsınız. Sizi değişimden caydırmak için korkut­mayı deneyebilirler. Söyleyeceğiniz ve baş koyduğunuz her şe­yi aşağılayabilirler. Ya da beşinci çakranızda depoladığınız eski, kısıtlayıcı mesajlar yüzünden bunu siz kendinize yapmaya çalı­şabilirsiniz.

Çözüm mü? Kendinizi odaklamak ve topraklamak için öğ­rendiklerinizi uygulaym. İmajları yok edin, sözleşmeleri yakın ve eskinin bağımlılıklarından kendinizi kurtarın. Sağlıklı ve ça­lışır durumdaki beşinci çakranız bu gayretinize adanmış enerjisi ile size yardımcı olacaktır.

Beşinci çakra enerjisi ile çalıştığınızda eski korkular ve söz­leşmelere bağlı olarak boğaz ve boyun sorunları yaşayabilirsi­niz. Bedeniniz beşinci çakranızda tıkanıklık işaretleri verdiğin­de parmaklarınızı nazikçe boğazmıza koyup "Değişebilirim, de­ğişebilirim, değişebilirim" demek size iyi gelecektir. Hangi iliş­kilerin, fikirlerin ya da olayların boğazmıza takıldığını fark edip öksürüp ya da aniden boynunuzu geri atıp bundan kurtulduğu­nuzda bu sözleri söylemenin ne kadar eğlenceli olduğunu göre­ceksiniz. Bazı durumlarda sanki bir yumak saç tükürmüşünüz gibi gelecektir. Bu durumlar sözleşme yakmanızı gerektiren du­rumlardır. Değişebilirsiniz, değişebilirsiniz, değişebilirsiniz...



KAPALI YA DA AÇIK BEŞİNCİ ÇAKRA

Dengeli olmayan bir çakra sistemindeki ardına kadar açık be­şinci çakra derhal normal boyutuna indirilmelidir. Çünkü beşin­ci çakra günümüz dünyasmda çok az kullanılan bir çakradır ve dengesiz spirituel ilgiyi deli gibi çekmeye meyillidir. Bu denge­siz enerjiler çok açık beşinci çakraya dolarak işitme sorunları, gaipten sesler duyma, boğaz ya da boyun sorunları ve gereği gi­bi kendini ifade edememe sorunları yaratır.

İçinde yaşadığımız toplum kargaşa içinde. Değişiklik, ileti­şim ve yüksek ideallere bağlılık konularında sorunlar yaşıyor. Beşinci çakranızı çevrenizdeki dengesiz düzenden aynabilir ve kendi zehirlenmemiş ideallerinizle yaşayabilirsiniz. Bunun için beşinci çakranızın 7 ila 13 santimetrelik normal boyutuna indi­rilmiş olması; önden ve arkadan, topraklanmış nöbetçilerle ko­runuyor olması gereklidir.

Sağlıklı bir çakra sisteminde (çalışan bir kalp çakrası ve çok açık bir altıncı çakra ile) kısa bir süre için çok açılmış bir beşin­ci çakra taahhüt, iletişim ve farkındalık konularında yeni bir se­viyeye çıkmakta olduğunuzun işaretidir. Bu açıklık boyun omurlarında kaymalar ya da öksürük, hapşnma ve akıntılı bir soğuk algınlığı olarak kendini gösterebilir. Böyle durumlarda topraklanmış nöbetçileri açık beşinci çakranın önüne ve arkası­na yerleştirin. Belirtileri bastırmayın. Böyle yapmak beşinci çakranızın vaktinden önce kapanmasına neden olabilir.

Beşinci çakranız normal boyutuna bir hafta içinde dönmeli­dir. Eğer kapanmazsa o zaman bütün bir çakra yorumlaması ya­parak kapamaya ya da birkaç gün daha açık bnakıp bnakmama-ya karar verin. İletişim sisteminin merkezi olduğu için nasıl gö­rünmek istediğini ve ne yapılmasını istediğini size iletmekte hiç zorluk çekmeyecektir.

Sağlıksız bir çakra sistemindeki kapalı beşinci çakra büyü­meye, değişmeye, dinlemeye ya da ruhla iletişim kurmaya gö­nülsüzlüğe işaret eder. Bu kapanmanın nedeni korku ya da bir çeşit "Hayır, kimse bana ne yapacağımı söyleyemez!" tarzı öfke nöbeti olabilir. Kimse inatçı bir beşinci çakrası olan biri kadar inatçı olamaz. Kendilerini hiçbir şey yapmamaya adarlar; hem de onları vazifelerini yerine getirdiklerine inandnan bir enerjiy­le! Genellikle kronik boyun ya da boğaz tıkanıklıklarından muz-dariptirler.

Beşinci çakrası kapalı kişiler çalışılması en zor kişilerdir. Ge­lişmelerinde belli bir noktaya kadar gelirler ve o noktadan soma hem kendilerini hem de yardım etmeye çalışan herkesi mahve­derler. Beşinci çakra enerjisinin sağladığı güçle odaklanmış, dışa dönük ve inançlıdırlar ama sadece oldukları yeri savunmak söz konusu olduğunda. Tıkanık, kapanmış beşinci çakralı bir kişi için bu yer genellikle bir hastalık, bir takıntı ve bir mazerettir.

Her türden tıkanıklığı olan intihara meyilli insanlar gördüm. Bu kişilerin tıkanıklıkları duyguların yönlendirilmesiyle tedavi edilebilir. Ancak kapalı beşinci çakralı bir intihar takıntılısını tek belirti ile anında anlayabilirim: Acısını kaybetmemek için deli gibi savaşır. Biri ona daha başka duygular hissedebileceği­ni ya da hayatı başka türlü yaşayabileceğini söylese avaz avaz bağırıp ayaklarını yere vurabilir. Yavrusunu koruyan bir aslan gibi size intihar arzusunu savunur. Kapalı beşinci çakrası olan insanlar inanılmaz derecede savunmacıdırlar. Bu inatçı-öfke nö­beti tarzındaki enerji genellikle karşılarındakinin beşinci çakra enerjilerini harekete geçirir. Kavgalar patlak verir. Beşinci çak-ralar konuların tam ortasına dalabildiği için tartışmalar sivri ve huzursuzluk yaratıcı hale dönüşür. Beşinci çakra kavgaları açık seçik gerçeklerle kişiyi şaşırtır ama kimi zaman tıkanıklıkları açabilmek için tek geçerli yol budur.

Eğer beşinci çakramz kapalıysa tıkanıklıkları oturup kendini­zi dinleyerek açabilirsiniz. Kafanızdaki karışıklık ve olduğunuz yerde çakılmışlığınız duyma yeteneğinizi kapamanızdan kay­naklanır. Kendinizi dinlemeye karar verirseniz beşinci çakra bi­linçlenmeye başlar. Dengesi sağlanmış bir çakra sisteminde ka­fa karışması çok nadiren oluşur. Kapattığınızda ve beşinci çakra özelliklerinizi kullanamadığınızda kafa karışıklığı hüküm sürer. Birinin size bağırması dışmda, farklı bir yoldan kafa karışıklığı­nı durdurmanın yolu çakralarınızı iyileştirirken oturup kendini­zi dinlemektir.

Hayatınızdaki sürekli karmaşa ne doğal ne de gereklidir. Acı, dram ve karmaşa hayatınızın ancak bir parçasıdır; varlığınızın tek sonucu, olmanız gereken tek şekil değildir. Biraz silkelenip savumnalarmızı ve takıntılarınızı bir kenara koyabilirsiniz. Ha­yatınızı istediğiniz gibi yaşayıp hayallerinizi ve umutlarınızı canlı tutabilirsiniz. Sizi kısıtlayan çevrelerden uzaklaşıp sağlık durumunuzu ya da en azından sağlığınıza bakış açınızı değişti­rebilirsiniz. Başarılar hayal edip, kariyerinizi değiştirebilir ve iyileştirici bir aşk hayatı kurabilirsiniz.

Size bir kez daha söyleyeceğim: İletişim, taahhüt ve değişi­me karşı olabilirsiniz ama karşı çıkarken beşinci çakranıza zarar vermeyin. Eğer onu kapatırsanız kendinizi kısacık ama dayanıl­maz bir zamana kapatırsınız. İstediğiniz kadar inatçılık edebilir­siniz ama beşinci çakranızı. sizin ya da bir başkasınm eziyeti ol­madan yaşaması için rahat bırakın.

Bütün çakralar gibi beşinci çakra da diğer çakralar kendisini destekleyecek kadar sağlıklı olduğunda kendisini kapatıp tatile çıkabilir. Eğer beşinci çakranız kapalı olduğu halde bütün çakra-larınız çalışıyorsa; boynunuzda ya da boğazınızda hiçbir tıkanık­lık hissi yoksa ve kulaklarınız da işler durumdaysa kendinizi kut-layın. Beşinci çakranın tatilini, her çakranızın önüne bir hediye koyarak ve kapalı beşinci çakranızın da önüne ve arkasına nöbet­çiler koyarak destekleyin. Çakranız bir hafta içinde açılacaktır. Açılmazsa o zaman neye gereksinimi olduğunu sorun. Beşinci çakra genellikle yeni bir aura, nöbetçi ve topraklama sistemi ya da sizin onu dinleyeceğinize dair teminat ister. İyi şanslar!



SAĞLIKLI BEŞİNCİ ÇAKRANIN ÖZELLİKLERİ

Sağlüclı beşinci çakrası olan insanlar genellikle ya en acayip şeyleri söylerler ya da en şuadan sohbetlerde en acayip gerçek­leri görü verir ler. İletişim yetenekleri çok gelişmiştir ve kendile­ri öyle olmadıklarını söyleseler bile, psişiktirler. Beşinci çakra insanlarının aktif farkındalığı, onları iyi şifacı, konuşmacı ya da terapist yapar. Aynı zamanda çok güvenilirlerdir çünkü bir kez söz verdiklerinde mutlaka tutarlar. Gereksiz yere başa çıkama­yacakları kadar büyük vaatlerde bulunan kalp çakrası insanların tersine beşinci çakra insanları sadece kendilerini gerçekten ilgi­lendiren meselelerde vaatte bulunurlar.

Beşinci çakra insanlarını anlamak zordur. Hatta bazılarına kafadan kontak gibi gelebilirler çünkü yürekten bir vaatte bulun­dukları halde, şayet yaptıkları işin hizmet etmediğim, bir şifa vermediğini ya da anlamlı olmadığmı düşünürlerse arkalarma bile bakmadan çekip giderler. Ama insanı yarı yolda bırakmaz-lar sadece başka kimseninkine pek benzemeyen kendi iç sesleri­ni dinlerler.

Bir beşinci çakra insanının hayatında olmak, ona ayak uydur­maya çalışırsanız çok yorucu olabilir. Ama ayak uydurmak önemli değildir. Verdikleri sözleri vermeyi ya da inançlarına inanmayı denediyseniz kendinizi birkaç saate kalmadan yoldan çıkmış bulursunuz. Bir beşinci çakra inşam ile birlikte yaşama­nın en iyi yolu kendi beşinci çakranızı hizaya sokmak; onların sevgi dolu desteğiyle, size örnek oluşlarıyla kendi hayallerinizi ve inançlarınızı bulmaktır.

Eğer gerçeği duymak isterseniz beşinci çakra insanlarını müthiş sezgisel ve yardımcı bulursunuz ama duymak istemezse­niz o zaman da sinir bozucu ve kaba olduklarını düşünürsünüz. Onlarla birlikte yaşar ya da dostluk ederken hakikati duymaya, hakikati konuşmaya ve hakikati yaşamaya hazır olmalısınız. Yoksa yalnız ve zor bir yolculuk yaparsınız. Eğer hayatınızda bir beşinci çakra insanı varsa ona direnmeyi bırakın. Onu sevin. O sizi dürüst biri yapacaktır, yoldan sapmamanızı sağlayacaktır, hem de herhangi birinden daha iyi yapacaktır. Beşinci çakra in­sanlarını hayatınızda tutun. Onların sizin arkadaşlığınıza ve sev­ginize ihtiyaçları vardır.


Karla  Mc Laren

17 Eylül 2014 Çarşamba

Sümer Yıldız Haritası - MÖ 3300




19. yüzyılın sonlarında Irak Ninova'daki Asurbanipal kütüphanesinden kurtarılan Sümer tabletinin Asur kopyası olarak kabul edilen bu parça MÖ. 3300 yılıyla eşleşmiştir. Üstündeki çivi yazısı işaretlerinin bazıları mükemmel biçimde korunmuş olmasına karşın, tableti deşifre etme işine girişen az sayıda bilgin "En Kafa Karıştırıcı Mezopotamya Belgesi" diyerek işin içinden çıkamamıştır.

1912'de, o sıralarda British Museum'daki Asur ve Babil antika eserleriyle ilgili müze müdürü olan L.W. King, sekiz parçaya bölünmüş olan diskin titizlikle bir kopyasını çıkarmış,hasar görmemiş kısımların diğer herhangi bir kadim el sanatı ürününde görülmemiş geometrik desenler taşımakta olduğunu ve bir hayli büyük bir kesinlikle tasarlanarak çizilmiş olduğunu görmüştür: Oklar, üçgenler, kesişen çizgiler ve hatta dahaönceden kadim zamanlarda bilinmediği düşünülen bir geometrik matematiksel eğri olan bir elips içermekteydi bu işaretler. 

Ernst F. Weidner ilk kez 1912'de yayınlanan bir makalede "Babyloniaca: Zur Babylonischen Astronomie" ve sonra da başlıca ders kitabı "Handbuch der Babylonischen Astronomie'de" (1915) tableti derinlemesine inceleyip bir anlam çıkmadığı sonucuna varmıştır.

Weidner çeşitli kısımlar içine yazılmış olan geometrik şekiller ve yıldızlar veya gezegenlerin adları (anlamları ve amaçları açık olmasa da) okunabilir veya anlamlı iken, ( birbirine 45 derece açıyla uzanan) çizgiler boyunca yazılmış olanlar bir anlam ifade etmediği için çaresiz kalmıştı. Bunlar hiçbir değişikliğe uğramadan Asur lisanında tekrarlanan bir dizi heceden oluşmaktaydı. Tüm bunlar neticesindeki başarısızlığı nedeniyle Weidner plâkanın hem astronomik hem de astrolojik olduğu ve tekrarlanan heceler içeren diğer birkaç metin gibi şeytan çıkarmada kullanılan büyülü bir tablet olarak kullanıldığı sonucuna varmış, böylece, bu eşsiz tabletle daha fazla ilgilenilmesini önlemiştir.


Tablet, bir "Astrolabe", bilinen ilk astronomik bir araçtır ve içeriği gökyüzü ile birebir eşleşmiştir. Alan Bond'un ve Mark Hempsell'in yazmış oldukları kitaptaki tezleri sonucunda bu tablet 2008'den beri "A Sumerian Observation of the Kofels' Impact Event." olarak anılmaktadır.

Ancak tablette yazılanlar, Asurca sözcük işaretleri olarak değil de Sümerce sözcük-heceleri olarak okunsaydı tamamen farklı bir anlam kazanacaktı ve çözümün kapısı aralanacaktı. Tabiki de o dönemde tabletin Sümerce'den Asurca'ya kopyalandığının tahmin edilmesi zordu.




Parçalardan birine baktığımızda (I diye numaralandırabiliriz), eğer buhece sözcüklerin Sümerce anlamlarını girersek şu şekildeki anlamsız heceleri
na na na na ana a na nu (aşağı inen hat boyunca)
şa şa şa şa şa şa (dairenin çevresi boyunca)
şam şam bu bur Kur (yatay hat boyunca)
 kelimenin tam anlamıyla anlam kazanmaktalar.

Tabletin Sümerce okunmasıyla tanrı Enlil'in "gezegenlerin yanından giderken" gittiği yolu işaretleyen ve bazı operasyon talimatları da içeren bir yol haritası olduğu görülmüştür. 45 derece eğimli çizgi, uzay gemisinin "yüksek yüksek yüksek yüksek" bir noktadan "buhar bulutları" içinden geçip, buharsız olan daha aşağıdaki bir bölgeye, gök ve yerin buluştuğu bir ufuk noktasına doğru alçalışını belirtiyor gibi görünmektedir.

Ufuk çizgisine yakın göklerde, astronotlara verilen talimat anlamlıdır: Son yaklaşma için cihazlarını "kur kur kur"maları söylenir; sonra yere yaklaşırlarken aracı yavaşlatmak için " roketler roketler" ateşlenir, ama anlaşılan konma noktasına varmadan önce yükseltilmelidir ("yığma") çünkü yüksek veya engebeli bir araziden("dağ dağ") geçmek zorundadır.

Bu parçada sağlanan bilginin Enlil'in bizzat yaptığı bir uzay yolculuğu ile ilgili olduğu açıktır. Bu ilk parçada, bizlere bir açıda dönen bir çizgi ile bağlanan iki üçgenin kesin geometrik bir eskizi verilir. Çizgi bir rotayı temsil etmektedir zirayazı, eskizin "ilâh Enlil'in gezegenlerin yanından" nasıl gittiğini gösterdiğini açıkça belirtmektedir. Başlama noktası soldaki üçgendir; güneş sisteminin daha uzak kısımlarınıtemsil eder; hedef bölge sağdadır, yani tüm parçaların iniş noktasına doğru birleştikleri yerde.


Bilim dünyasının tablet hakkında çok farklı görüşleri bulunsa da bizlere göre kırılgan yapıdaki bu yıldız haritası başka bir metalden yapılma aslının sadece bir kopyasıdır. Bu kopyayı insanlar yapmış olsa da aslının insanlara hizmet etmediği çok açıktır. O dönemde uzay yolculukları yapabilen ve Sümer'de "Anunnaki", Mısır'da "Neteru yani Muhafızlar", Tevrat'ta "Nefilimler" olarak belirtilen türe aittir.

Kaynaklar:
Zecheria Sitchin, Onikinci Gezegen
http://www.bibleandscience.com/store/catalog/product_info.php?products_id=344
http://www.lexiline.com/lexiline/lexi249.htm
http://historicconnections.webs.com/mesopotamia.htm



Öğrenim Teknolojileri uzmanı Milton D. Heifetz'in çalışmasıyla, MÖ 3300 deki göklerin şekli ortaya çıkarılmış ve Orion Sistemi merkezli bu harita Sümer Yıldız Haritasıyla birebir eşleşmiştir.


Gök Türk ( http://gokturkramu.blogspot.com.tr/2014/09/sumer-yldz-haritas-mo-3300.html?spref=fb )